Metasophie’de İnsan

Metasophie ilmi insanı üç unsurda ele alır. Biri akıl, biri beden, diğeri ise ruh ve bu üç unsur da birbirinden bağımsız değildir. Birinde bir sorun oluştuğunda diğerlerinde de sorun oluşur. Bir makinenin parçaları gibi birbirine bağlıdır. Bedende bir problem oluştuğunda akıl akabinde sorun teşkil eder, karamsarlık ve zihinsel kargaşa yaratır ve ardından hemen ruh etkilenir, içsel huzursuzluk oluşturur ve üç mekanizma ardı ardına bozulma sergiler ama bunlardan bir tanesiyle diğerlerini yine kontrol altına almak mümkündür. Örnek beden bozulduğunda akıl durağanlaşır ama ruh yani hissiyat devreye pozitif girdiğinde buna moral diyoruz diğer problemlerin tedavisi hızlı olur. Buna birçok örnek verebiliriz ama ne demek istediğimi anladınız.

İnsanlar kendilerini bilmeden gayet güzel yaşayabiliyor diye düşünebilirsiniz ama doğru değil bu! Düşünceniz bu paylaşımı okuyan sen mesela, sende bu yaşına kadar yaşadın ama nasıl biliyor musun? Hep kendine sığındın, hep düştün, kırıldın, yanlışlar yaptın, yalnız kaldın ama tüm bunlarda dilini bilmesen de kendine ruhuna sığındın çünkü yaşamda insanın en büyük dostu kendisidir. Dilini bilmese de dilini şifrelerini bilmediği için sürekli yaşamında ilerlerken düşse bile hep yine ruhuna sığınır insan. İşte bu nedenle, evet, şimdiye kadar insanlar Metasophie’yi bilmiyorlardı ama yine de yaşam devam etti çünkü lisanını bilmese de evrenle olan bağını bilmese de gözleri kapalı duvarlara çarpa çarpa ilerlese de insan yine hep kendine sığındığı için ayakta kalabildi. Bunu şöyle düşünebilirsiniz; mecburiyetten oldu bu durum. Yaşam içerisinde bir dostunuz var ama aynı dili bilmiyorsunuz. Buna rağmen hep onun yanına gidiyorsunuz, vücut diliyle anlaşmaya çalışıyorsunuz. En azından sizi dinliyor olduğu için mutlu oluyorsunuz, değil mi? İnanın siz hep böyle yaşadınız oysa bu dili öğrenebilirsin, yaşam yolculuğunda ruhunu tanıyabilirsin, kendini tanıyabilirsin. İnan ki bir gün geleceksin ben kendimi tanımak istiyorum diyeceksin! İşte Metasophie o zaman seni sana öğretecek.